13. Hukuk Dairesi 2016/29003 E. - 2019/9214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı şirketin muhasebe/mali müşavirlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla 20/02/2013 tarihinde taraflarca sözleşme imzalandığını ve davalı şirketin bu hizmet nedeniyle olan borcunu ödemediğini, tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ise ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/2074 E. sayılı dosyasındaki takibe itiraz ettiğini, yapmış olduğu itirazın iptaline, %20 haksız inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/2074 esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen ilamsız icra takibinde davalının itirazının iptali ile takibin devamına, 12.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Dava, muhasebe/ mali müşavirlik sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Muhasebecilik, vekalet ilişkisi niteliğinde olup, Kanunun 3/1-l. maddesi gereğince taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmakla Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak olmaz. O halde, mahkemece, müstakil Tüketici Mahkemesi var ise davaya bakmakla Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi, müstakil Tüketici Mahkemesi yok ise ara kararı ile uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mali Müşavir Alacağına İlişkin İtirazın İptali Davasında Görevli Mahkeme
Hukukumuzda, serbest meslek erbabı olan mali müşavirlerin sundukları hizmetler karşılığında hak kazandıkları ücret alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlatmaları ve borçlunun bu takibe itiraz etmesi durumunda, alacaklının başvurabileceği hukuki yollardan biri de itirazın iptali davasıdır. Bu dava, icra takibine yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ispat ederek takibin devamını sağlamayı amaçlar. Ancak, bu tür bir davada görevli mahkemenin tespiti ve dava şartı arabuluculuğun uygulanıp uygulanmayacağı hususları, yargılamanın sağlıklı ilerlemesi ve hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Mali Müşavir Alacağının Hukuki Niteliği ve İtirazın İptali Davasının Çerçevesi
Mali müşavirler, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu kapsamında faaliyet gösteren, mesleki bilgi ve tecrübelerini kullanarak gerçek ve tüzel kişilere muhasebe, vergi ve finansal danışmanlık hizmetleri sunan serbest meslek erbabıdır. Bu hizmetler, Türk Borçlar Kanunu (TBK) anlamında bir vekalet sözleşmesi veya hizmet sözleşmesi niteliğindedir. Mali müşavirin alacağı, bu sözleşmesel ilişki çerçevesinde doğan ve serbest meslek makbuzu ile belgelendirilen bir ücrettir.
Alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi halinde, icra takibi durur. Bu durumda alacaklı, itirazın iptali davası açarak borçlunun itirazının haksız olduğunu ispat etmek zorundadır. İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 67 hükmüne dayanan itirazın iptali davası, bir eda davası olup, ispat yükü alacaklı üzerindedir. Alacaklı, alacağının varlığını ve miktarını, borçlu ise itirazının haklılığını ispat etmelidir. Davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde, itiraz iptal edilerek icra takibinin devamına karar verilir ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir.
Mali Müşavir Alacağına İlişkin İtirazın İptali Davasında Görevli Mahkeme
Görevli mahkemenin tespiti, davanın doğru yargı merciinde açılması ve usul ekonomisi açısından kritik bir adımdır. Mali müşavir alacağına ilişkin itirazın iptali davalarında görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatlarına göre değişiklik gösterebilir.
Genel kural olarak, ticari dava niteliğinde olmayan alacak davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Mali müşavirler, 3568 sayılı Kanun'a tabi serbest meslek erbabı olup, Türk Ticaret Kanunu (TTK) anlamında tacir sıfatını haiz değildirler. Serbest meslek faaliyeti, ticari işletme faaliyeti olarak kabul edilmez. Bu nedenle, mali müşavirin sunduğu hizmetten kaynaklanan alacak davası, kural olarak ticari dava niteliğinde değildir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları "Muhasebecilik, vekalet ilişkisi niteliğinde olup, Kanunun 3/1-l. maddesi gereğince taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmakla Tüketici Mahkemesi görevlidir. " demektedir.