Yargıtay Kararı Detayı
İlgili Bölüm:... ... tı ile 05.03.2010-05.07.2011 tarihleri arasındaki bakiye ücret alacağı,eksik ödenen 2011 yılı Temmuz ayı,ödenmeyen 2011 yılı Ağustos ayı ücret alacağı ve 05.09.2011-28.06.2012 tarihleri arasında mahrum kalınan ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili,görev itirazında bulunarak davacının kursiyerlere karşı ... ...
Karar Tam Metni
7. Hukuk Dairesi 2013/14782 E. , 2013/21382 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müteveffa davacının davalı kurumda 05.03.2010 tarihinde trafik ve çevre uzman öğretmeni olarak işe başladığını, sözleşmesinin 28.06.2011 tarihinde yeniden düzenlenerek 28.06.2012 yılına kadar uzatıldığını,davacının saat başı 11.00 TL ücretle işe başladığını, aylık muntazam 105 saat derse girdiğini, 05.09.2011 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca iş akdinin normal şartlarda 28.06.2012 tarihinde sona ereceğini, bu olaylar çerçevesinde davalı tarafından 2011 yılı Temmuz ayına kadar aylık sadece 500.00 TL ödeme yapıldığını,bakiye miktarların ise ödenmediğini, bu kapsamda 105 saat karşılığı 11.00 TL 'den aylık 1155 .00 TL ödeme yapılması gerekirken 05.03.2010-05.07.2011 tarihleri arasında 16 ay boyunca aylık 655.00 TL eksik ödeme yapıldığını, 2011 Temmuz ayına ilişkin ücretinin 733,22 TL olarak ödendiğini, 2011 yılı Ağustos ayı ücretinin hiç ödenmediğini ve haksız fesih nedeniyle 05.09.2011-28.06.2012 tarihleri arasında 9 aylık ücret alacağından mahrum kalındığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile 05.03.2010-05.07.2011 tarihleri arasındaki bakiye ücret alacağı,eksik ödenen 2011 yılı Temmuz ayı,ödenmeyen 2011 yılı Ağustos ayı ücret alacağı ve 05.09.2011-28.06.2012 tarihleri arasında mahrum kalınan ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili,görev itirazında bulunarak davacının kursiyerlere karşı kırıcı davrandığını, kursiyer ve diğer öğretmenlere emri vaki konuştuğunu, sözlü tacizde bulunduğunu, işyerine saatinde gelmediğini,bu nedenlerle işyeri yetkililerince sözleşme feshedilmeksizin kendisine durumunu düzeltmesi için bir süre saatli ders ücreti verilmediğini, bunun üzerine davacının tek taraflı ve kendi isteğiyle sözleşmeyi feshettiğini,kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, iş yeri devri bulunmadığından 05.03.2011 tarihinden önceki davacının öne sürdüğü haklardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının ücret alacaklarının ödendiğini ve zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalının iş akdinin kıdem tazminatının ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispatlayamadığı, davacının davalı işyerinde belirli süreli sözleşmeler ile çalıştırıldığı, süre belirtilerek yapılan sözleşmelerin yenilenmiş olması nedeniyle sözleşmenin belirsiz süreli olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı ile ödenmeyen ve eksik ücret alacaklarına ilişkin talebin kabulüne, mahrum kalınan ücret alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Özel öğretim kurumları, 08.06.1965 tarih ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununu yürürlükten kaldıran 08.02.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile düzenlenmektedir. 5580 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca özel öğretim kurumlarında çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmelerinin en az bir takvim yılı süreli ve yazılı olması gerekmektedir. Öte yandan Borçlar Kanununun 325 inci maddesinde, “İş sahibi işi kabulde temerrüt ederse, işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti isteyebilir” şeklinde kurala yer verilerek işçinin kalan süre ücretini talep hakkı olduğu belirtilmiştir. Bakiye süre ücretinin istenebilmesi için, iş sözleşmesinin haklı bir neden bulunmaksızın işverence feshedilmiş olması gerekir. İşverenin feshi 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinde yazılı sağlık sebeplerine, ahlâk ve iyi niyet kuralları ile benzerlerine uymayan hallere veya zorlayıcı sebeplere dayanması halinde, sözleşmenin kalan süresine ait ücretler yönünden işçinin talep hakkı doğmaz. İşçinin iş görme edimini ifa edememesinin, işverenin temerrüdünden kaynaklanması durumunda, sanki sözleşme devam ediyormuş gibi kalan süreye ait ücret ve diğer hakların ödemesi gerekecektir. İş Hukukunda ücret kural olarak çalışma karşılığı ödenir. Aksinin kanunda öngörülmesi ya da taraflarca açık biçimde kararlaştırılması gerekir. Bakiye süre ücreti eylemli bir çalışmanın karşılığı olmadığından, 4857 sayılı Yasanın 34 üncü maddesinde öngörülen özel faiz uygulanmaz ve bu ücretlere ilişkin olarak sigorta primi ödenmesi de gerekmez. Somut olayda, davacı işçi ile Trafik ve Çevre Bilgisi Uzman Öğreticisi olarak 5580 sayılı tabi olarak çalışmak üzere 03.02.2010-03.02.2011 ve 03.02.2011-03.02.2012 tarihleri arasında Özel Eğitim Kurumlarında Görev Alan Eğitim Personeline Ait İş Sözleşmesi imzalandığı, kurumun devredilmesinden dolayı 28.06.2011-28.06.2012 tarihleri arasında sözleşmesinin yenilenerek çalışmasına davalı iş yerinde devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesi iki dönem yenilenmiş ise de akdin belirli süreli olması yasadan kaynaklandığı için zincirleme düzenlenen iş sözleşmeleri belirsiz hale dönüşmez. Bu itibarla iş akdinin süresinden önce haklı nedene dayanmadan feshedilmiş olması nedeniyle davacı bakiye ücret alacağına hak kazanacaktır. Yapılacak iş ,işçinin sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde başka bir işten gelir elde edip etmediği ya da iş arayıp aramadığı araştırılarak Borçlar Kanununun 325 inci maddesine göre işçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktarlar (yemek,yol vs ) ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilerek anılan alacak hakkında çıkacak sonuca göre karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Taraflar arasında davacı işçinin aylık ücretinin miktarı ve neticesinde ücret alacağının bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda davacı 105 saat karşılığı 11.00 TL'den aylık 1155.00 TL ödeme yapılması gerekirken 05.03.2010-05.07.2011 tarihleri arasında 16 ay boyunca aylık 655.00 TL eksik ödeme yapıldığını, 2011 Temmuz ayına ilişkin ücretinin 733,22 TL olarak ödendiğini, 2011 yılı Ağustos ayı ücretinin hiç ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı işveren ise ücret alacağı bulunmadığını savunarak ücret bordrolarını dosyaya ibraz etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aylık ücreti net 798.00 TL olarak kabul edilerek ücret bordrolarında ödenen miktarlar mahsup edilmek suretiyle 2011 yılı Şubat-Temmuz aylarına arasındaki döneme ilişkin fark ücret alacağı ile 2011 yılı Ağustos ayı ücret alacağı hesaplanmıştır. Dosyada bulunan 28.06.2011-28.06.2012 tarihleri arasındaki Özel Eğitim Kurumlarında Görev Alan Eğitim Personeline Ait İş Sözleşmesinde davacıya 40 ders saati karşılığı ücret ödeneceği, birim saat ücretinin 11.00 TL olarak belirtilmiş ise de, davalı tarafça sunulan ücret bordroları incelendiğinde davacının aylık ücret karşılığı davalı işyerinde çalıştığı,2011 yılı Şubat - Haziran ayı ücretinin brüt 796.50 TL, Temmuz ayı ücretinin brüt 837.00 TL olduğu, 2011 Şubat- Mart-Temmuz aylarına ilişkin ücret bordrolarının ihtirazı kayıtsız imzalandığı, 2011 yılı Nisan ve Haziran ayına ilişkin ücret bordrolarına "500.00 TL aldım "şeklinde ihtirazı kayıt düşüldüğü, bu itibarla davalı işverence davacıya dönemsel asgari ücret üzerinden ücret ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde yapılacak iş, bordrolarda belirtilen miktarlar esas alınarak, imzalı ve ihtirazı kayıt içermeyen 2011 Şubat- Mart ve Temmuz ayları tamamen dışlanmak, ihtirazı kayıtla imzalanan ücret bordrolarında ise ödenen miktarlar mahsup edilmek suretiyle davacının 2011 yılı Şubat- Ağustos dönemine ilişkin ücret alacağını hesaplattırmak ve çıkacak sonuca göre anılan alacak hakkında bir karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine,09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müteveffa davacının davalı kurumda 05.03.2010 tarihinde trafik ve çevre uzman öğretmeni olarak işe başladığını, sözleşmesinin 28.06.2011 tarihinde yeniden düzenlenerek 28.06.2012 yılına kadar uzatıldığını,davacının saat başı 11.00 TL ücretle işe başladığını, aylık muntazam 105 saat derse girdiğini, 05.09.2011 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca iş akdinin normal şartlarda 28.06.2012 tarihinde sona ereceğini, bu olaylar çerçevesinde davalı tarafından 2011 yılı Temmuz ayına kadar aylık sadece 500.00 TL ödeme yapıldığını,bakiye miktarların ise ödenmediğini, bu kapsamda 105 saat karşılığı 11.00 TL 'den aylık 1155 .00 TL ödeme yapılması gerekirken 05.03.2010-05.07.2011 tarihleri arasında 16 ay boyunca aylık 655.00 TL eksik ödeme yapıldığını, 2011 Temmuz ayına ilişkin ücretinin 733,22 TL olarak ödendiğini, 2011 yılı Ağustos ayı ücretinin hiç ödenmediğini ve haksız fesih nedeniyle 05.09.2011-28.06.2012 tarihleri arasında 9 aylık ücret alacağından mahrum kalındığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile 05.03.2010-05.07.2011 tarihleri arasındaki bakiye ücret alacağı,eksik ödenen 2011 yılı Temmuz ayı,ödenmeyen 2011 yılı Ağustos ayı ücret alacağı ve 05.09.2011-28.06.2012 tarihleri arasında mahrum kalınan ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili,görev itirazında bulunarak davacının kursiyerlere karşı kırıcı davrandığını, kursiyer ve diğer öğretmenlere emri vaki konuştuğunu, sözlü tacizde bulunduğunu, işyerine saatinde gelmediğini,bu nedenlerle işyeri yetkililerince sözleşme feshedilmeksizin kendisine durumunu düzeltmesi için bir süre saatli ders ücreti verilmediğini, bunun üzerine davacının tek taraflı ve kendi isteğiyle sözleşmeyi feshettiğini,kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, iş yeri devri bulunmadığından 05.03.2011 tarihinden önceki davacının öne sürdüğü haklardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının ücret alacaklarının ödendiğini ve zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalının iş akdinin kıdem tazminatının ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispatlayamadığı, davacının davalı işyerinde belirli süreli sözleşmeler ile çalıştırıldığı, süre belirtilerek yapılan sözleşmelerin yenilenmiş olması nedeniyle sözleşmenin belirsiz süreli olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı ile ödenmeyen ve eksik ücret alacaklarına ilişkin talebin kabulüne, mahrum kalınan ücret alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Özel öğretim kurumları, 08.06.1965 tarih ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununu yürürlükten kaldıran 08.02.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile düzenlenmektedir. 5580 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca özel öğretim kurumlarında çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmelerinin en az bir takvim yılı süreli ve yazılı olması gerekmektedir. Öte yandan Borçlar Kanununun 325 inci maddesinde, “İş sahibi işi kabulde temerrüt ederse, işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti isteyebilir” şeklinde kurala yer verilerek işçinin kalan süre ücretini talep hakkı olduğu belirtilmiştir. Bakiye süre ücretinin istenebilmesi için, iş sözleşmesinin haklı bir neden bulunmaksızın işverence feshedilmiş olması gerekir. İşverenin feshi 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinde yazılı sağlık sebeplerine, ahlâk ve iyi niyet kuralları ile benzerlerine uymayan hallere veya zorlayıcı sebeplere dayanması halinde, sözleşmenin kalan süresine ait ücretler yönünden işçinin talep hakkı doğmaz. İşçinin iş görme edimini ifa edememesinin, işverenin temerrüdünden kaynaklanması durumunda, sanki sözleşme devam ediyormuş gibi kalan süreye ait ücret ve diğer hakların ödemesi gerekecektir. İş Hukukunda ücret kural olarak çalışma karşılığı ödenir. Aksinin kanunda öngörülmesi ya da taraflarca açık biçimde kararlaştırılması gerekir. Bakiye süre ücreti eylemli bir çalışmanın karşılığı olmadığından, 4857 sayılı Yasanın 34 üncü maddesinde öngörülen özel faiz uygulanmaz ve bu ücretlere ilişkin olarak sigorta primi ödenmesi de gerekmez. Somut olayda, davacı işçi ile Trafik ve Çevre Bilgisi Uzman Öğreticisi olarak 5580 sayılı tabi olarak çalışmak üzere 03.02.2010-03.02.2011 ve 03.02.2011-03.02.2012 tarihleri arasında Özel Eğitim Kurumlarında Görev Alan Eğitim Personeline Ait İş Sözleşmesi imzalandığı, kurumun devredilmesinden dolayı 28.06.2011-28.06.2012 tarihleri arasında sözleşmesinin yenilenerek çalışmasına davalı iş yerinde devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesi iki dönem yenilenmiş ise de akdin belirli süreli olması yasadan kaynaklandığı için zincirleme düzenlenen iş sözleşmeleri belirsiz hale dönüşmez. Bu itibarla iş akdinin süresinden önce haklı nedene dayanmadan feshedilmiş olması nedeniyle davacı bakiye ücret alacağına hak kazanacaktır. Yapılacak iş ,işçinin sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde başka bir işten gelir elde edip etmediği ya da iş arayıp aramadığı araştırılarak Borçlar Kanununun 325 inci maddesine göre işçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktarlar (yemek,yol vs ) ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilerek anılan alacak hakkında çıkacak sonuca göre karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Taraflar arasında davacı işçinin aylık ücretinin miktarı ve neticesinde ücret alacağının bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda davacı 105 saat karşılığı 11.00 TL'den aylık 1155.00 TL ödeme yapılması gerekirken 05.03.2010-05.07.2011 tarihleri arasında 16 ay boyunca aylık 655.00 TL eksik ödeme yapıldığını, 2011 Temmuz ayına ilişkin ücretinin 733,22 TL olarak ödendiğini, 2011 yılı Ağustos ayı ücretinin hiç ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı işveren ise ücret alacağı bulunmadığını savunarak ücret bordrolarını dosyaya ibraz etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aylık ücreti net 798.00 TL olarak kabul edilerek ücret bordrolarında ödenen miktarlar mahsup edilmek suretiyle 2011 yılı Şubat-Temmuz aylarına arasındaki döneme ilişkin fark ücret alacağı ile 2011 yılı Ağustos ayı ücret alacağı hesaplanmıştır. Dosyada bulunan 28.06.2011-28.06.2012 tarihleri arasındaki Özel Eğitim Kurumlarında Görev Alan Eğitim Personeline Ait İş Sözleşmesinde davacıya 40 ders saati karşılığı ücret ödeneceği, birim saat ücretinin 11.00 TL olarak belirtilmiş ise de, davalı tarafça sunulan ücret bordroları incelendiğinde davacının aylık ücret karşılığı davalı işyerinde çalıştığı,2011 yılı Şubat - Haziran ayı ücretinin brüt 796.50 TL, Temmuz ayı ücretinin brüt 837.00 TL olduğu, 2011 Şubat- Mart-Temmuz aylarına ilişkin ücret bordrolarının ihtirazı kayıtsız imzalandığı, 2011 yılı Nisan ve Haziran ayına ilişkin ücret bordrolarına "500.00 TL aldım "şeklinde ihtirazı kayıt düşüldüğü, bu itibarla davalı işverence davacıya dönemsel asgari ücret üzerinden ücret ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde yapılacak iş, bordrolarda belirtilen miktarlar esas alınarak, imzalı ve ihtirazı kayıt içermeyen 2011 Şubat- Mart ve Temmuz ayları tamamen dışlanmak, ihtirazı kayıtla imzalanan ücret bordrolarında ise ödenen miktarlar mahsup edilmek suretiyle davacının 2011 yılı Şubat- Ağustos dönemine ilişkin ücret alacağını hesaplattırmak ve çıkacak sonuca göre anılan alacak hakkında bir karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine,09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Henüz yorum yok.