Yargıtay Kararı Detayı
İlgili Bölüm:... ... inde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananı ... ...
Karar Tam Metni
6. Hukuk Dairesi 2011/10777 E. , 2012/871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiDAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesiMahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Borçlar Kanunu'nun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.01.2008 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşme ile kiralanan davalıya "market, kır düğün salonu ve restorant olarak" kiralanmıştır. Davacı, davalıya göndermiş olduğu süreli ihtarında dava konusu taşınmazın akde aykırı olarak içkili lokantaya çevrildiğini, bu nedenle kiralananın üzerinde bulunan evini kiraya veremediğini belirterek akde aykırılığın giderilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kiralananın içkili lokanta olarak kullanılamayacağına ilişkin bir şart kararlaştırılmadığı gibi, bilakis dinlenen davalı tanıkları içki ruhsatının davacının bilgisi ve yardımı ile alındığına ilişkin beyanda bulunmuşlardır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye karar verilmesi doğru değildir.Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiDAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesiMahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Borçlar Kanunu'nun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.01.2008 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşme ile kiralanan davalıya "market, kır düğün salonu ve restorant olarak" kiralanmıştır. Davacı, davalıya göndermiş olduğu süreli ihtarında dava konusu taşınmazın akde aykırı olarak içkili lokantaya çevrildiğini, bu nedenle kiralananın üzerinde bulunan evini kiraya veremediğini belirterek akde aykırılığın giderilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kiralananın içkili lokanta olarak kullanılamayacağına ilişkin bir şart kararlaştırılmadığı gibi, bilakis dinlenen davalı tanıkları içki ruhsatının davacının bilgisi ve yardımı ile alındığına ilişkin beyanda bulunmuşlardır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye karar verilmesi doğru değildir.Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Henüz yorum yok.