Yargıtay Kararı Detayı
İlgili Bölüm:... ... iz edilmiştir.Davacı, davaya konu edilen taşınmazı 28.2.2008 tarihinde satın aldığını, bu işyerinin bitişiğindeki işyerinde oto makas işi yaptığını ve bu işyerinin kendisine yeterli gelmediğini, işyeri ihtiyacı nedeniyle davalıya ihtarname gönderdiğini ve davalının buna rağmen tahliye etmediğini belirterek 6570 sayılı yasının 7/d maddesi ... ...
Karar Tam Metni
6. Hukuk Dairesi 2010/9302 E. , 2010/13034 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiMahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.Uyuşmazlık iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, davaya konu edilen taşınmazı 28.2.2008 tarihinde satın aldığını, bu işyerinin bitişiğindeki işyerinde oto makas işi yaptığını ve bu işyerinin kendisine yeterli gelmediğini, işyeri ihtiyacı nedeniyle davalıya ihtarname gönderdiğini ve davalının buna rağmen tahliye etmediğini belirterek 6570 sayılı yasının 7/d maddesi gereğince davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.6570 Sayılı Yasanın 7/c ve d maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.Olayımıza gelince; dava mülkiyet hakkına dayanılarak açılmıştır. Dosyada bulunan tapu kaydına göre, işyeri olarak kayıtlı taşınmazın 704/2400 payını 28.2.2008 tarihinde davacı satın almıştır. Dava konusu kiralanan paylı mülkiyete konudur. Davacı taşınmazda paydaş olup kendisi dışında beş paydaş daha bulunmaktadır. Taşınmazda müşterek mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan bu davanın pay paydaş çoğunluğu ile açılması gerekir. Oysa dava sadece davacı tarafından açılmıştır. Mahkemece diğer paydaşların davaya katılımı veya muvafakatları sağlanmadan yargılamaya devamla noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ,davalıların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiMahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.Uyuşmazlık iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, davaya konu edilen taşınmazı 28.2.2008 tarihinde satın aldığını, bu işyerinin bitişiğindeki işyerinde oto makas işi yaptığını ve bu işyerinin kendisine yeterli gelmediğini, işyeri ihtiyacı nedeniyle davalıya ihtarname gönderdiğini ve davalının buna rağmen tahliye etmediğini belirterek 6570 sayılı yasının 7/d maddesi gereğince davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.6570 Sayılı Yasanın 7/c ve d maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.Olayımıza gelince; dava mülkiyet hakkına dayanılarak açılmıştır. Dosyada bulunan tapu kaydına göre, işyeri olarak kayıtlı taşınmazın 704/2400 payını 28.2.2008 tarihinde davacı satın almıştır. Dava konusu kiralanan paylı mülkiyete konudur. Davacı taşınmazda paydaş olup kendisi dışında beş paydaş daha bulunmaktadır. Taşınmazda müşterek mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan bu davanın pay paydaş çoğunluğu ile açılması gerekir. Oysa dava sadece davacı tarafından açılmıştır. Mahkemece diğer paydaşların davaya katılımı veya muvafakatları sağlanmadan yargılamaya devamla noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ,davalıların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Henüz yorum yok.