Yargıtay Kararı Detayı
İlgili Bölüm:... 5. Ceza Dairesi 2010/4453 E. , 2010/8300 K.
"İçtihat Metni"Nitelikli cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve bu suçlara iştirak etmek ile çocuğa müstehcen içerikli film izlettirmek suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...’ın mağdur ... ... ...
Karar Tam Metni
5. Ceza Dairesi 2010/4453 E. , 2010/8300 K.
"İçtihat Metni"Nitelikli cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve bu suçlara iştirak etmek ile çocuğa müstehcen içerikli film izlettirmek suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...’ın mağdur ...’a yönelik eylemlerinin basit cinsel istismar olarak kabulüyle bu ve tüm sanıkların kendilerine atılı diğer suçlardan mahkümiyetlerine dair, Çorum Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/04/2009 gün ve 2007/335 Esas, 2009/86 Karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafiileri ve ..., ..., ... ile O Yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar ... ve ... müdafiilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 27.10.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar ... ve ... müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... ve sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Sanık ... müdafii Av. ... iki sayfadan ibaret yazılı savunma verdi. Alındı dosyasına konuldu. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.Sanıklar müdafiileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanıklar müdafiileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 10.11.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanıklar ... ve ... müdafiilerin duruşmalı inceleme taleplerinin sonuç ceza miktarı itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine ve başvuru kapsamına göre O Yer C.Savcısının temyiz isteminin sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlerle sınırlı olarak incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Hüküm fıkrasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarıyla ilgili kurulan hükümlerde uygulanan TCK.nun 109/5. maddesinin 103/5 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edildiğinden, 01.03.1993 doğumlu sanık ...’in 18 yaşını bitirmemiş olmasına rağmen CMK 185. madde hükmüne aykırı olarak açık yargılama yapılması ve hükmün gizli yerine açık tethimi telafisi mümkün bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış ve ... dışındaki diğer mağdurlara yönelik cinsel istismar suçuyla ilgili olarak beden ve ruh sağlıklarının bozulmadığına ilişkin 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7/f ve 23/B maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak sanıklar haklarında karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bu konuda tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Sanık ... hakkında mağdur ...’a müstehcen içerikli film izlettirmek ve sanık ...’in mağdur ...’a yönelik cinsel istismar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili olarak zamanaşımı haddine kadar mahkemesince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fıilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiileri ve ..., ..., ... ile sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki temyiz itirazlarının reddiyle mağdur ... ve ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdur ...’a yönelik basit cinsel istismar suçlarından sanık ..., mağdur ...’a yönelik basit cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ..., mağdurlar ..., ..., ..., ... ve ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile ... dışındaki mağdurlara müstehcen film izlettirme suçlarından sanık ..., mağdur ...’e yönelik nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ... haklarında kurulan usul ve kanuna uygun olan mahkümiyet hükümlerinin ONANMASINA, Sanıklar haklarında diğer suçlardan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;Sanıklar ... ve ...’ın savunmaları ve yaşları gözetilerek, suç tarihinde kendilerine yüklenilen nitelikli cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirme bakımından cinsel iktidara haiz olup olamayacakları hususunda Adli Tıp Kurumundan görüş sorularak sonucuna göre haklarında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesine göre sanık ... için sosyal inceleme yaptırılmaması ile kendisine yüklenilen suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığına ilişkin ve ayrıca sanıklar ... ile ...’in mağdur ...’a yönelik cinsel istismar suçuyla ilgili olarak 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7/f ve 23/B maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporlarına dayanılarak karar verilmesi,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir olayın açıklanması sırasında bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık kabul edilen 10.12.2007 tarih, 2007/232 numaralı iddianamede sanık ...’ın mağdur ...’e yönelik cinsel istismar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılmış kamu davalarının bulunmadığı ve bu hususlarda iddianame ile dava açtırılmaksızın ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması,Kabule göre de;Sanıklar ... ve ...’in mağdur ...’a yönelik ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismar suçuyla ilgili olarak, ruh sağlığının bozulması sonucunu doğuran cinsel istismar suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma biçimini gösteren ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamı ile TCK.nun 61. maddesinin 4 ve 5. fıkraları hükümleri karşısında 43. maddesi uyarınca yapılacak artırmanın 103/6. maddenin tatbikinden önceki fıkralara göre bulunan ceza miktarı üzerinden yapılarak, elde edilen artırım tutarının cezaya eklenmesi ve bu sıraya uyularak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 43. maddenin 103/6. maddeden önce uygulanması suretiyle ceza tayini, TCK.nun 51/1. maddesi uyarınca suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olan kişiler bakımından erteleme kapsamındaki cezaların üst sınırının 3 yıl olduğu gözetilip sanık ...’in mağdurlar ... ve ...’ye yönelik cinsel istismar suçundan verilen cezaların ertelenmesine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,Sanık ... hakkında, mağdurlar ... ve ...’ye yönelik cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri nedeniyle TCK 6l. maddesindeki sıralamaya uygun şekilde aynı Kanunun 39/c.2. maddesinin 43. maddesinden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve suç tarihi itibariyle CMK.nun 231. maddesi yerine 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca belirtilen mağdurları hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve sanık ... ve müdafiin temyiz itirazları ile sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenlerle hükümlerin sanıklar ... ve ... için mağdur ...’a yönelik cinsel istismar suçu bakımından kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.10.11.2010 tarihinde verilen işbu karar 10.11.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanıklar müdafiilerinden Av. ...'in yüzüne karşı, Av. ... ...'ın gıyabında tefhim olundu.
"İçtihat Metni"Nitelikli cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve bu suçlara iştirak etmek ile çocuğa müstehcen içerikli film izlettirmek suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...’ın mağdur ...’a yönelik eylemlerinin basit cinsel istismar olarak kabulüyle bu ve tüm sanıkların kendilerine atılı diğer suçlardan mahkümiyetlerine dair, Çorum Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/04/2009 gün ve 2007/335 Esas, 2009/86 Karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafiileri ve ..., ..., ... ile O Yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar ... ve ... müdafiilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 27.10.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar ... ve ... müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... ve sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Sanık ... müdafii Av. ... iki sayfadan ibaret yazılı savunma verdi. Alındı dosyasına konuldu. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.Sanıklar müdafiileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanıklar müdafiileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 10.11.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanıklar ... ve ... müdafiilerin duruşmalı inceleme taleplerinin sonuç ceza miktarı itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine ve başvuru kapsamına göre O Yer C.Savcısının temyiz isteminin sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlerle sınırlı olarak incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Hüküm fıkrasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarıyla ilgili kurulan hükümlerde uygulanan TCK.nun 109/5. maddesinin 103/5 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edildiğinden, 01.03.1993 doğumlu sanık ...’in 18 yaşını bitirmemiş olmasına rağmen CMK 185. madde hükmüne aykırı olarak açık yargılama yapılması ve hükmün gizli yerine açık tethimi telafisi mümkün bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış ve ... dışındaki diğer mağdurlara yönelik cinsel istismar suçuyla ilgili olarak beden ve ruh sağlıklarının bozulmadığına ilişkin 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7/f ve 23/B maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak sanıklar haklarında karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bu konuda tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Sanık ... hakkında mağdur ...’a müstehcen içerikli film izlettirmek ve sanık ...’in mağdur ...’a yönelik cinsel istismar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili olarak zamanaşımı haddine kadar mahkemesince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fıilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiileri ve ..., ..., ... ile sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki temyiz itirazlarının reddiyle mağdur ... ve ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdur ...’a yönelik basit cinsel istismar suçlarından sanık ..., mağdur ...’a yönelik basit cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ..., mağdurlar ..., ..., ..., ... ve ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile ... dışındaki mağdurlara müstehcen film izlettirme suçlarından sanık ..., mağdur ...’e yönelik nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ... haklarında kurulan usul ve kanuna uygun olan mahkümiyet hükümlerinin ONANMASINA, Sanıklar haklarında diğer suçlardan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;Sanıklar ... ve ...’ın savunmaları ve yaşları gözetilerek, suç tarihinde kendilerine yüklenilen nitelikli cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirme bakımından cinsel iktidara haiz olup olamayacakları hususunda Adli Tıp Kurumundan görüş sorularak sonucuna göre haklarında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesine göre sanık ... için sosyal inceleme yaptırılmaması ile kendisine yüklenilen suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığına ilişkin ve ayrıca sanıklar ... ile ...’in mağdur ...’a yönelik cinsel istismar suçuyla ilgili olarak 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7/f ve 23/B maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporlarına dayanılarak karar verilmesi,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir olayın açıklanması sırasında bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık kabul edilen 10.12.2007 tarih, 2007/232 numaralı iddianamede sanık ...’ın mağdur ...’e yönelik cinsel istismar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılmış kamu davalarının bulunmadığı ve bu hususlarda iddianame ile dava açtırılmaksızın ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması,Kabule göre de;Sanıklar ... ve ...’in mağdur ...’a yönelik ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismar suçuyla ilgili olarak, ruh sağlığının bozulması sonucunu doğuran cinsel istismar suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma biçimini gösteren ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamı ile TCK.nun 61. maddesinin 4 ve 5. fıkraları hükümleri karşısında 43. maddesi uyarınca yapılacak artırmanın 103/6. maddenin tatbikinden önceki fıkralara göre bulunan ceza miktarı üzerinden yapılarak, elde edilen artırım tutarının cezaya eklenmesi ve bu sıraya uyularak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 43. maddenin 103/6. maddeden önce uygulanması suretiyle ceza tayini, TCK.nun 51/1. maddesi uyarınca suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olan kişiler bakımından erteleme kapsamındaki cezaların üst sınırının 3 yıl olduğu gözetilip sanık ...’in mağdurlar ... ve ...’ye yönelik cinsel istismar suçundan verilen cezaların ertelenmesine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,Sanık ... hakkında, mağdurlar ... ve ...’ye yönelik cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri nedeniyle TCK 6l. maddesindeki sıralamaya uygun şekilde aynı Kanunun 39/c.2. maddesinin 43. maddesinden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve suç tarihi itibariyle CMK.nun 231. maddesi yerine 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca belirtilen mağdurları hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve sanık ... ve müdafiin temyiz itirazları ile sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenlerle hükümlerin sanıklar ... ve ... için mağdur ...’a yönelik cinsel istismar suçu bakımından kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.10.11.2010 tarihinde verilen işbu karar 10.11.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanıklar müdafiilerinden Av. ...'in yüzüne karşı, Av. ... ...'ın gıyabında tefhim olundu.
Henüz yorum yok.