Yargıtay Kararı Detayı
İlgili Bölüm:... 10. Hukuk Dairesi 2011/12486 E. , 2012/15178 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :52-178 Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde oldu ... ...
Karar Tam Metni
10. Hukuk Dairesi 2011/12486 E. , 2012/15178 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :52-178 Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalılardan işveren nezdindeki 09.08.2007-07.11.2007 tarihleri arasında çalışmaları davalı Kuruma süresinde bildirilmemiş olan davacı, 09.08.2007-07.11.2007 tarihleri arasında eksik gösterilen hizmet sürelerinin aylık 800.00 TL ücretle tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının 09.08.2007-07.11.2007 tarihleri arasında aylık 800.00 TL ücretle davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. 1-Mahkemece, davacının davalı işverene ait işyerinde çalıştığı sürenin tespiti yönünde kurulan hüküm yerindedir. 2-Ancak, tespit edilen çalışma süresinin aylık 800 TL ücret üzerinden saptanmasına yönelik verilen mahkeme kararı ise, eksik incelem ve araştırmaya dayalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 20.10.2010 T., 2010/10-480 E., 2010/523 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak her türden kanıtın toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Ücret miktarı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 288. maddesindeki sınırları aşıyorsa, hüküm altına alınabilmesi için yazılı delil ile ispatlanması gerekir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. (Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/21-249 Esas, 291 Karar sayılı kararları) Davacının talep edilen tarihten sonraki almış olduğu ücretler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2009/21-249 Esas, 291 sayılı Kararı dikkate alındığında, mahkemece; davacının tespitine karar verilen süredeki prime esas kazançlarının belirlenmesinde yukarıdaki esaslar dahilindeki deliller celp edilip, değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Henüz yorum yok.