10. Hukuk Dairesi E: 2024/10559 K: 2024/10989 13.11.2024

Yargıtay Kararı Detayı

İlgili Bölüm:... ... ozisyonda çalıştığını, davacının 15.07.2010 tarihinden itibaren sigorta bildiriminin yapılmadığının öğrenildiğini belirterek davanın kabulü ile davacının davalıya ati iş yerinde 15.07.2010-27.05.2016 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.07.2010 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı tarafın ... ...

Karar Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2024/10559 E.  ,  2024/10989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/3395 E., 2023/2294 K.KARAR : Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2023/168 E., 2023/375 K.Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.07.2010 tarihinde davalıya ait işyeri olan Endam İnternet Cafe'de iş yeri mesul müdürü olarak işe başladığını, davacının 27.05.2016 tarihine kadar aynı pozisyonda çalıştığını, davacının 15.07.2010 tarihinden itibaren sigorta bildiriminin yapılmadığının öğrenildiğini belirterek davanın kabulü ile davacının davalıya ati iş yerinde 15.07.2010-27.05.2016 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.07.2010 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının Kurum kayıtlarındaki süreler dışında çalışma iddiasının doğru olmadığını, davacı hakkında yürütülen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık teşkil edecek bir durum olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 15.07.2010-27.05.2016 tarihleri arasında davalının Ereğli İlçesinde bulunan işyerinde çalıştığı sürelerin Kuruma bildirilmediği, davacının bu sürelerde davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitini talep ettiği, tespiti talep edilen dönemle ilgili olarak Yönetmelikle belirlenen belgelerin işveren tarafından Kuruma verilmediği, davacının çalıştığının Kurumca tespit edilmediği, davacının hizmetlerinin geçtiğini iddia ettiği 2016 yılı sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde (31.12.2021 tarihine kadar) Mahkemeye başvurarak hizmet tespiti davası açmadığı, davanın 5 yıllık süre dolduktan sonra 18.04.2023 tarihinde açıldığı hususları değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü sürenin davacının hizmetinin sona erdiği yılın sonu olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacının çalıştığı dönem içerisinde sigortalı olduğunu zannettiğini, durumu işten ayrıldıktan sonra fark ettiğini, işten ayrıldıktan sonra davalı işveren tarafından sigortasının yapılacağı yönünde oyalandığını, davalı ... ile dava dışı ... ...'in davacının davalının iş yerinde çalıştığı dönemde evli olduklarını, davalı ... iş yerini kapattıktan sonra davacının ... ...'in yanında çalışmaya devam ettiğini, burada da davacının işe giriş bildiriminin yapılmadığını, bu nedenle davacı tarafından ... ...'e karşı Konya Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2023/167 Esas sayılı hizmet tespiti davası açıldığını, derdest olduğunu, dolayısıyla somut dava bakımından hak düşürücü sürenin davacının hizmetinin sona erdiği yılın sonu olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacının davalı yanında çalıştığı dönemlerde Konya Ereğli Çocuk Büro Amirliği tarafından davalının iş yeri ile ilgili olarak tutulan idari para cezası tutanaklarında mesul müdür olarak imzasının bulunduğunu, davacının davalının iş yerinde düzenli ve kesintisiz çalıştığını, dosya kapsamında toplanan delillerin dahi aleyhlerine değerlendirildiğini, davanın esasına hiçbir şekilde girilmeden davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine dair karar verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çalışmaların geçtiği iddia edilen 2016 yılının sonundan başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı, sonuç olarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine dair yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle ve davacının sigorta primlerinin yatırılmadığını 05.11.2019 tarihinde öğrendiğini, bu nedenle hak düşürücü sürenin de öğrenme tarihine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 15.07.2010 - 27.05.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi.3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Meslektaş Yorumları

Henüz yorum yok.