10. Hukuk Dairesi E: 2023/10701 K: 2023/13050 19.12.2023

Yargıtay Kararı Detayı

Karar Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2023/10701 E.  ,  2023/13050 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/1386 E., 2023/1392 K.HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabulİLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş MahkemesiSAYISI : 2022/1 E., 2023/15 K.Taraflar arasındaki, hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 19.03.2018 tarihinde davalı ...'e ait "..." unvanlı restaurantın faaliyet gösterdiği binanın inşaatı aşamasında çalışmaya başladığını, restaurantın hizmet vermeye başladığı 10.08.2018 tarihine kadar inşaatta çalıştığını, davalı tarafından binanın kaba inşaat halindeyken kiralandığını, bina inşaatının içinin işlenmesi, dış dekorasyonu, bahçe düzenlemesi, inşaat işçilerinin yol ve yemek ihtiyaçları ile ilgilenen müvekkilinin günde 16 saate varan sürelerle ve hiç izin kullanmadan çalıştığını, davacının 19.03.2018-09.08.2018 tarihleri arasında inşaatta geçen çalışmalarının Kurum'a bildirilmediğini, müvekkilinin Kurum'a bildirim yapılması için davalı ...'e 27.11.2019 tarihinde ihtarda bulunduğunu, davalı vekilince keşide edilen 17.12.2019 tarihli ihtarnameyle, binanın inşası aşamasında işverenin sigortalı gösterme zorunluluğunun bulunmadığının bildirildiğini, 19.03.2018 tarihinde restaurant binasının inşaatının başlaması ve aynı tarihte müvekkilinin restaurant da çalışmaya başlaması ile davalı ... ile aralarında hizmet ilişkisinin kurulduğunu, davacının davalının yanında çalışmak için 18.03.2018 tarihine kadar çalıştığı işten ayrıldığını belirterek müvekkilinin davalının yanında geçen 19.03.2018-09.08.2018 tarihleri arasındaki hizmet akdine tâbi zorunlu sigortalılık hizmetlerinin ve sigortalılık başlangıcının 19.03.2018 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin işlettiği işyerinin kira sözleşmesi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, müvekkilinin işyerini 01.04.2018 tarihinde restaurant olarak işletmek amacıyla kiraladığını, müvekkilinin, "..." unvanlı işyerinde yemek sunum faaliyeti yaptığı gibi özel günlerde, düğünlerde ve benzeri organizasyonlarda dışarıya yemek sunduğunu, müvekkiline ait olan bu işyerinin, dilekçe ekinde sunulan maliye kaydından da görüleceği üzere, yemek sunan işletmelerin faaliyetleri kaydıyla 14.08.2018 tarihinde faaliyetine başladığını, davacının sigorta kaydının 10.08.2018 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirildiğini, sigorta primlerinin işten ayrılış tarihine kadar düzenli olarak ödendiğini, ortada bir işletme dahi yokken davacının 19.03.2018 tarihinde işe başladığı iddiasının hukuka ve mantığa aykırılık teşkil ettiğini, iddia edildiği gibi davacının işyerinin inşaatında çalışmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde 10.08.2018-31.10.2019 tarihleri arasında garson olarak çalıştığını, davacının sigortalı hizmet kayıtlarından görüleceği üzere sigortalılık süresi boyunca restaurant ve yemek hizmeti sunan işyerlerinde çalıştığını, inşaat işkolunda çalışmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinin inşası aşamasında çalıştığı iddiasının soyut kaldığını, bir an için müvekkilinin inşaat alanında faaliyet gösteren işyerinin olduğu düşünülse bile, müvekkilinin inşaatta sigortalılık süresi boyunca yemek hizmeti sunan işyerlerinde ve restaurantlarda garson olarak çalışmış bir kişiyi çalıştırmasının hayatın olağan akışına, akla ve mantığa ters düştüğünü, müvekkilinin sahibi olduğu işyerini inşaat halinde kiralamasının tek başına davacının inşaat aşamasında müvekkiline ait işyerinde sigortasız çalıştığına delil olamayacağını, müvekkilinin işyerini kiraladıktan sonra binanın iç ve dış dekorasyonunu, boya, alçı, sıva vb. inşaat işlerini kardeşi ...'e ait "... Boya Dekorasyon" unvanlı firmaya ve kardeşinin tanıdığı inşaat ustalarına yaptırdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.Davalı feri müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde, davalı işyerinde hiçbir çalışmasının ve işe giriş bildiriminin bulunmadığını, bir kişinin sigortasız çalıştığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının fiili çalışma olgusunu kesin delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat etmesi gerektiğini, işverenin işe giriş bildirgesi verme yükümlülüğünün yanında işçinin de SGK' ya işe giriş bildiriminde bulunma yasal hakkının bulunduğunu, bu bakımdan davacının kusurunun bulunduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayalı olarak hak elde edemeyeceğini, davacının Kuruma işe giriş bildirgesi vermediğini, işverenin de bildirge vermesi için bir girişimde bulunmadığını, hukuksuzluğa göz yuman davacının haklı olmadığını bildirerek davanın reddini talep ettiğini belirtmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fiili çalışma iddiası, Yargıtay'ın içtihadında öngörüldüğü şekilde hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, daha öncesinde Denizli 4. İş Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, müvekkilinin davalının yanında 01.04.2018-09.08.2018 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak aralıksız şekilde çalıştığının tespitine, fazla sürelere ilişkin tespit talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırıldığını, müvekkilinin 18.03.2018 tarihi de dahil olmak üzere çalıştığı Tavacı Recep isimli işyerinden, davalı ...'in eşi olan ...'in ısrarı ile ayrıldığını, 19/03/2018 tarihinde davalıya ait "..." isimli işyerinde çalışmaya başladığını, 19.03.2018 tarihi itibariyle işyeri inşaat halinde olup davalı ve eşi düğün-mevlüt organizasyonlarında yemek dağıttığını, müvekkilinin bu tarihte iş yerinin inşaatının her aşamasında orada bulunduğunu, işçilerin ulaşımı, yemek ihtiyacı vs. tüm ihtiyaçlarıyla ilgilendiğinin dosyadaki deliller ve tanık beyanlarıyla ispat edildiğini, tanık beyanlarının müvekkilinin 19 Mart 2018 - 9 Ağustos 2018 tarihleri arasında devam eden inşaat sürecinde, işçilerin ve malzemelerin başında beklediğini, iş yerinin bütün işleriyle ilgilendiği ve diğer tüm iddialarını doğruladığını, müvekkilinin iş yerinde çalıştığını gösteren, tarihlerin de açık bir şekilde görüldüğü fotoğrafların dosyaya sunulduğunu, davacının davalıya ait işyerinde 19.03.2018 tarihinde çalışmaya başladığının tanık beyanları, SGK hizmet dökümü ve diğer deliller ile ispat edildiğini, davacının davalıya ait inşaatta, işçilerin ulaşımı, yemek ve malzeme temini işleriyle uğraştığını, ayrıca bu süre zarfında, davalının günlük organizasyon yemeklerinde de çalıştırıldığını, bunun davalı tarafça reddedilmediğini, tüm tanıkların, müvekkilini inşaat aşamasında iş yerinde gördüklerini söylediklerini, tanık beyanları, kira sözleşmesi ve diğer delillerin müvekkilinin inşaat aşamasında işyerinde çalıştığını gösteren somut deliller olduğunu, Mahkeme'nin işçiyi koruma gayesinin dışında tüm takdirini davalının lehine kullandığını, kararın gerekçesini de bunun üzerine yazdığını, müvekkilinin 19.03.2018 - 09.08.2018 tarihleri de dahil olmak üzere, davalının iş yerinde çalıştığını ortaya koyan hiçbir delile kararın gerekçesinde yer verilmediğini bildirerek kararın kaldırılmasını talep ettiklerini belirtmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece toplanan deliller, inceleme aşamasında UYAP Sistemi'nden alınan davalı adına kayıtlı sadece bir işyeri olduğuna ilişkin belge, vergi kayıtları, ceza dosyası kapsamı, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının işyerinin Kanun kapsamına alınmasından önce de yemek üretim-dağıtım faaliyetinin bulunduğu, davacının, davalı tarafından kiralanan işyerinin inşaat halinde olduğu zamanlarda inşaatta ve yemek üretim-dağıtım işinde çalıştığı, bu dönemdeki hizmetlerinin SGK'ya bildirilmediği, davacının önceki işinden ayrıldığı tarihle tanık Orçun'un önceki işinden ayrılma tarihlerinin aynı olduğu, davacının işyerinin kiralanmasına ilişkin kira aktinde yazılı tarih öncesinde davacının iddia ettiği tarihte çalışmaya başladığına ilişkin ispat bulunmadığı, bu sebeple davalının işyerini kiralandığı tarihin esas alınması, davacının davalıya ait işyerinde 01.04.2018 ile 09.08.2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacının davalıya ait işyerinde 01.04.2018 ile 09.08.2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının önceki işyerinden ayrıldıktan sonra 19.03.2018 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, tanık beyanlarının davacının inşaatla uğraştığına yönelik olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işyeri inşaatında iş hayatını garsonluk yaparak geçiren birinin çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tadilat işlerinin ...'e verildiğini, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının davalının eşiyle önceden tanışıklığı olması sebebiyle inşaatta görüldüğünü, inşaat aşamasında hiç çalışmayan tanığın beyanı esas alınarak davacının inşaatta çalıştığının kabulünün isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının kesin delillerle ispatlanamadığını, eksik araştırmayla karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle ;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Meslektaş Yorumları

Henüz yorum yok.