10. Hukuk Dairesi E: 2023/10596 K: 2023/10970 08.11.2023

Yargıtay Kararı Detayı

Karar Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2023/10596 E.  ,  2023/10970 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk DairesiSAYISI : 2021/1576 E., 2023/60 K.HÜKÜM/KARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş MahkemesiSAYISI : 2017/178 E., 2021/194 K.Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı apartmanda 04.03.1993 tarihinde kapıcı olarak işe girdiğini, aynı tarihte kapıcı dairesine yerleştirildiğini, ilk günden bu yana kesintisiz çalıştığı ve dava tarihi itibariyle halen çalışmasının devam etmesine rağmen sigortasının yatırılmadığını, her gün sabah 07:00-07:30 iş başı yapıp ekmek, süt, vs. diğer alışverişleri içeren sabah servisi yaptığını, öğlen 11:30-12:00 saatleri arası yine ekmek ve market alışverişi işini yaptığını, 17:00-20:00 arasında ise ekmek-market alışverişi ile çöp toplama işini yaptığını, yine gün boyu apartmanın basit temizlik işleri ile hafta sonları genel temizlik işlerini düzenli olarak yaptığını, buna rağmen sigortasının yatırılmadığını, 29.06.2016 tarihinde müvekkilinin şikayeti üzerine SGK Başkanlığı tarafından tutulan tutanağa rağmen durumun değişmediğini beyanla, 04.03.1993 yılından dava tarihi olan 07.06.2017 tarihine kadar sigortası olarak davalı işveren yanında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... Apt. Yöneticiliği vekili cevap dilekçesinde özetle; 1993 yılında ... Apartmanı'nda kapıcı dairesi olarak kullanılan ortak konutun önceki dönemde kapıcı olarak çalışan ...'in 13.08.1994 tarihinde iş akdinin feshini istemesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle boşaltıldığını, apartman karar defterleri incelendiğinde 16.04.1995 tarihinde yapılan toplantıda, kapıcı dairesinde oturan kişi ile kira sözleşmesi yapıldığını, bu kişinin davacı olması halinde dahi işe başlama tarihinin 16.04.1995 olacağını, ancak bu kişinin davacının eşi ... olduğunu, başka bir işyerinde sigortalı olarak çalışan ...'nın kat maliklerine sorun çıkarması, onlara sataşması ve çıkardığı tartışmalar nedeniyle her yıl olağan toplantıda daireden tahliyesine karar verilip, çocuklarının sağlık sorunları nedeniyle iyiniyetli olarak oturmasına müsaade edildiği, kapıcı dairesinde oturması nedeniyle kalorifer yakma işinin kendisine verildiğini, ilgili mevzuat gereği de kalorifer ateşçi belgesinin de kendisinin aldığını, zira eşi davacının okuma yazma bilmemesi nedeniyle böyle bir belgeyi almasının mümkün olmadığını, diğer yandan apartman genelinde bakıma ihtiyaç duyulan bir bahçe bulunmadığını, her akşam alınması gereken çöplerin de iki günde bir alındığını, bu konuda kat maliklerinin de sürekli şikayette bulunduklarını, davacının SGK başvurusu üzerine davacının akşam çöpleri almaya başladığını, buna rağmen davacının yaptığı işin kocasına zaman zaman yardım niteliğinde olduğunu, bunun dışında gündelikçi olarak apartman sakinlerinin ve komşu apartman sakinlerinin evlerine gittiği için sürekli çalışmasının söz konusu olmadığını, mahallede oturanlar için Aile Beyan Formunda da davacı ev hanımı olarak gözüktüğünü beyanla, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı tarafça her ne kadar 04.03.1993 yılından itibaren davalı apartmanda çalıştığını ve kapıcı dairesinde oturduğunu beyan etmişse de, apartmana ait karar defterinde 16.04.1995 tarihinde yapılan toplantıda, "2) Kapıcı dairesinde oturan kişi ile kira sözleşmesi yapılmasına" karar verildiği Davalı apartman sakinleri ve davalı tanıkları da bu kişinin davacı değil, eşi ... olduğunu beyan ettikleri, dosya kapsamında yer alan, SGK Başkanlığı tarafından resmi ve yazılı belgelerde yapılan inceleme sonucu davacının eşi ... ile ilgili olarak, doğalgaz sayacı değişim formunda ismine rastlandığı, apartman gider makbuzunda onarım işi için işçilik bedeli olarak Rızanın ücret aldığı, bina içi ve kapıcı dairesinin ilaçlanması için Çankaya Belediyesine başvurunun ... tarafından yapıldığının, apartman ve çevresiyle ilgili yapılan bakım işlerinin Rızanın kontrolünde yaptırıldığı, apartmanın sıfır numaralı dairesinde Rızanın oturduğunun tespit edildiği, diğer bir ifadeyle, apartman ile ilgili konularda davacıdan ziyade eşi ...'ın ilgilendiği, resmi ve yazılı belgelerde davacının eşinin isminin geçtiği ya da imzasının bulunduğu, resmi kurumlara başvururken apartmanı temsilen ...'ın temsil ettiği, dosya kapsamında bu durumun aksini kanıtlayacak ve/veya resmi işlerin görülmesinde davacının yetkilendirildiğine ilişkin eş değer bir belgeye de rastlanmadığı, davacının eşi ...'a ait sigorta hizmet cetveli incelendiğinde, çalışmalarının kesintisiz olmadığı, kimi çalışmalarının 5-6 ay sürdüğü, kimi sigortasız olduğu dönemlerin de 1,5 yıla kadar çıktığının görüldüğü, mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre, kimi tanıkların davacının günde 3 servis yaptığını, kimi tanıkların davacıyı yalnızca bazı sabahları gördüklerini, kimi tanıkların apartmanın kapıcısı olarak ...'yı bildikleri, onun da haftada bir gün çöpleri aldığını, başka bir kapıcılık hizmeti yapılmadığını, davacının da apartman sakinlerinin ve çevre apartmanda oturanların evlerine gündeliğe gittiğini, bazı günlerde çöpleri eşinin yerine davacının aldığını, kimi tanıkların da davacıyı hiç tanımadıklarını beyan ettikleri tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ... apartmanının kapıcılık görevinin davacının eşi ...'a ait bir görev olduğu yönünde mahkememizde kanaat oluştuğu davacının kimi kapıcılık işlerinde eşi ...'a yardım etmesinin kapıcılık mesleğinin tabiatına uygun olduğu ve davacıya iş yasası kapsamında işçilik niteliği kazandırmayacağı kanaatine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B.İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ıncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.2. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu' nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.3. Değerlendirme 1.Somut olayda, davacı davalı apartman nezdinde 04.03.1993-07.06.2017 tarihleri arasında kapıcı olarak çalışmalarının tespitini talep etmiş, Mahkemece davacının eşi ...'ın davalı apartmanın kapıcısı olduğu, davacının bir kısım kapıcılık işlerinde eşine yardım etmesinin kendisine işçilik niteliği kazandırmayacağı kabul edilmek suretiyle, açılan davanın reddine karar verilmişse de verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup, bozmayı gerektirmiştir.2.Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde, davacı yanın talebine konu dönemde herhangi bir sigortalılık kaydının mevcut olmadığı, davacının ailesi ile birlikte apartmana ait kapıcı dairesinde ikamet ettiği, 16.04.1995 tarihli apartmana ait kat malikleri kurulu toplantısında "kapıcı dairesinde oturan kişi ile kira sözleşmesi yapılmasına" karar verildiği, 08.06.1997 tarihli kararda ise, "Kapıcı dairesinde oturan ...'ın kira sözleşmesinin yeniden gözden geçirilmesi..." ifadelerinin yer aldığı, dosya kapsamında dinlenen bir kısım apartman sakinlerinin davacının ailesi ile birlikte kapıcı dairesinde oturduğunu ancak kapıcılık yapmadığını beyan ettiği, davacının gündelikçi olarak çalıştığını söyledikleri, komşu iş yeri tanıklarının ise davacının davalı apartmanda kapıcı olarak çalıştığını, davacının ekmek, süt, gazete gibi malzemeleri alıp apartman sakinlerine dağıttığını, çöp toplarken, binayı temizlerken gördüklerini beyan ettikleri, komşu iş yeri tanıklarının talebe konu dönem içerisinde komşu iş yeri olarak çalışma ve vergi kayıtlarının olduğunun anlaşılmakla, Mahkemece öncelikle dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermeye yönelik olarak, kapıcılık görevinin davacı tarafından mı, eşi ... tarafında mı yerine getirildiği hususlarında dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile yetinilmeyip, apartmanda uzun süre ikamet edenler arasından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki kat maliki olmayan sakinlerinden de kanaat edinmeye elverişli sayıda tanık dinlenilmeli, keza civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu, kapıcı ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan, mahalle muhtarı veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, davacının çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi işlerle uğraştığı, davacının her gün düzenli şekilde çöp toplama, apartman iç ve dış bölgelerinin temizliğini yapma ve şekli, apartman sakinleri için alışveriş yapma, market ihtiyaçlarının alımı gibi işleri yapıp yapmadığı, apartmanda temizlik yapma gibi hizmetleri yerine getirip getirmediği sorulmalı, kapıcı dairesi dahil 15 daireli, 6 katlı olduğu anlaşılan apartman dairesinin hangi tarihte merkezi sistem doğalgaza geçtiği tespit edilmeli, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, sonucuna göre karar verilmelidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Meslektaş Yorumları

Henüz yorum yok.