Yargıtay Kararı Detayı
Karar Tam Metni
1. Hukuk Dairesi 2023/3284 E. , 2025/1465 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/120 E., 2023/233 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/414 E., 2021/432 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... mirasçıları ... v.d. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı ...; emekli maaşı ile ilgili işlemleri yürütmek üzere .... Noterliğinin 06.05.2008 tarihli ve 9071 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile eşinin yeğeni olan davalı ...'i vekil tayin ettiğini, ancak davalının aynı gün kendisinden hile ile satış yetkisi içerir 9072 yevmiye no.lu vekaletnameyi de aldığını, davalı ...'in bu vekaletnameyi kullanarak eşinden intikal eden 48 parça taşınmazdaki payını eşinin kardeşi olan diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, taşınmazları satış iradesinin bulunmadığı gibi satıştan haberinin de olmadığını, satış bedelinin ödenmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, baba - oğul olan davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; iddiaların doğru olmadığını, çocuğu olmayan davacının eşinin ölümünden sonra sürekli olarak davalıların bakım ve himayesinde kaldığını, davalılara olan minnet duygusu ile ölümü halinde mirasının kendi ailesine kalmasını istemediğini, bu nedenle taşınmazları satmak istediğini davalı ...'e söylediğini, ...'in diğer mirasçılarla da görüşerek talebi kabul ettiğini, davacının rahatsızlığı nedeni ile tapuya gidemeyeceğini beyan etmesi üzerine, intikal ve satış işlemlerini yapmak üzere diğer davalı ...'i vekil tayin ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş; 30.10.2012 tarihli ikinci cevap dilekçesinde, taşınmaz satış bedeli olarak davacıya 300.000,00 TL ödendiğini bildirmiştir. Davalı ...'in yargılama sırasında 13.12.2021 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kayıt maliki olan davalı ... yönünden iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, vekil olan davalı ... yönünden ise dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş; öte yandan davalı ... tarafından davacı ...'ye karşı açılıp eldeki dava ile birleştirilen elatmanın önlenmesi davası eldeki davadan tefrik edilerek başka esasa kaydedilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kayıt maliki olan davalı ... tarafından davacı ...'ye karşı açılıp eldeki dava ile birleştirilen elatmanın önlenmesi davasında verilen kesin süre içerisinde harç eksikliğini tamamlamaması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 120., 323. vd. maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16., 30. ve HMK'nın 150. maddeleri uyarınca işlem yapılması gerektiğinden birleştirilen el atmanın önlenmesi davasının eldeki davadan ayrılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan satış bedelini davacıya ödediğini ispatlamakla yükümlü olan vekil davalı ...'in ödemeyi usulen kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, somut olayın özelliğine göre davalı ...'in babası olan diğer davalı ...'in 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesindeki korumadan yararlanamayacağı, taşınmazların gerçek değerleri ile tapuda gösterilen satış bedelleri arasında fahiş fark bulunduğu, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olup hükme dayanak yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, dava değerinin taşınmazların tamamı değil, dava konusu edilen paylar göz önünde bulundurulmak sureti ile hesaplandığı saptanarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olduğu, hakkındaki dava pasif husumet yokluğundan reddedilen vekil davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde; savunmlarını yinelemiş, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile dosyaya sundukları uzman görüşündeki beyan ve tespitler arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, davalının satış bedelini yöredeki örfi adetler gereğince elden teslim ettiğini, bu bedelin ödenmesine ilişkin tek delil olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davalı tarafından tüm süreçler hakkında davacının bilgilendirildiğini, birleştirilen Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/695 Esas sayılı dosyası hakkında red kararı verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davacının satıştan sonra ekonomik durumunda herhangi bir iyileşme olmadığı değerlendirmesinde bulunmasına rağmen dosya içerisinde bu durumu ispatlar herhangi bir kolluk araştırması veya bu anlama gelebilecek herhangi bir delil bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava değeri hesabının ve dava değerine bağlı olarak yapılan tüm hesaplamaların da (harç ve yargılama giderlerinin) hatalı olduğunu, davalı ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'nin .... Noterliğinin 06.05.2008 tarihli, 9071 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile emekli maaşı ile ilgili bir takım işlemlerin yapılması için 9072 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile intikal ve taşınmaz satış işlemleri için davalı ...'i vekil tayin ettiği, vekil ...'in 16.07.2008 tarihinde davaya konu ... köyü, 164, 181, 277, 391, 392, 494, 495, 583, 584, 805, 810, 851, 899, 900, 912, 1043 ve 1150; ... köyü 25, 26, 28, 1205, 895, 897, 928, 852, 857, 1103, 1117, 1186, 1188, 1028, 1411, 1429, 1443, 1479, 1481, 1530, 669, 1687, 1648, 1733, 1764, 1647, 1326, 403, 405, 1644 ve 805 parsel sayılı taşınmazların davacı adına intikal yoluyla tescilini sağladıktan sonra davacının taşınmazlardaki paylarını 25.07.2008 tarihinde babası olan diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, davacının 14.05.2012 tarihli azilname ile davalı ...'i vekillik görevinden azlettiği anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan, her ne kadar vekil olan davalı ... tapu kayıt maliki değil ise de haksız eylemi diğer davalı kayıt maliki ... ile birlikte gerçekleştiren kişi olduğundan davanın kabulü halinde davalıların yargılama gideri ve harç gibi hükmün fer'ilerinden müteselsilen sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi doğru değil ise de, davalı ...'in bu yöne ilişkin temyiz itirazı bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 106.669,12 TL bakiye onama harcının davalılardan alınmasına,03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/120 E., 2023/233 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/414 E., 2021/432 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... mirasçıları ... v.d. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı ...; emekli maaşı ile ilgili işlemleri yürütmek üzere .... Noterliğinin 06.05.2008 tarihli ve 9071 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile eşinin yeğeni olan davalı ...'i vekil tayin ettiğini, ancak davalının aynı gün kendisinden hile ile satış yetkisi içerir 9072 yevmiye no.lu vekaletnameyi de aldığını, davalı ...'in bu vekaletnameyi kullanarak eşinden intikal eden 48 parça taşınmazdaki payını eşinin kardeşi olan diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, taşınmazları satış iradesinin bulunmadığı gibi satıştan haberinin de olmadığını, satış bedelinin ödenmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, baba - oğul olan davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; iddiaların doğru olmadığını, çocuğu olmayan davacının eşinin ölümünden sonra sürekli olarak davalıların bakım ve himayesinde kaldığını, davalılara olan minnet duygusu ile ölümü halinde mirasının kendi ailesine kalmasını istemediğini, bu nedenle taşınmazları satmak istediğini davalı ...'e söylediğini, ...'in diğer mirasçılarla da görüşerek talebi kabul ettiğini, davacının rahatsızlığı nedeni ile tapuya gidemeyeceğini beyan etmesi üzerine, intikal ve satış işlemlerini yapmak üzere diğer davalı ...'i vekil tayin ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş; 30.10.2012 tarihli ikinci cevap dilekçesinde, taşınmaz satış bedeli olarak davacıya 300.000,00 TL ödendiğini bildirmiştir. Davalı ...'in yargılama sırasında 13.12.2021 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kayıt maliki olan davalı ... yönünden iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, vekil olan davalı ... yönünden ise dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş; öte yandan davalı ... tarafından davacı ...'ye karşı açılıp eldeki dava ile birleştirilen elatmanın önlenmesi davası eldeki davadan tefrik edilerek başka esasa kaydedilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kayıt maliki olan davalı ... tarafından davacı ...'ye karşı açılıp eldeki dava ile birleştirilen elatmanın önlenmesi davasında verilen kesin süre içerisinde harç eksikliğini tamamlamaması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 120., 323. vd. maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16., 30. ve HMK'nın 150. maddeleri uyarınca işlem yapılması gerektiğinden birleştirilen el atmanın önlenmesi davasının eldeki davadan ayrılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan satış bedelini davacıya ödediğini ispatlamakla yükümlü olan vekil davalı ...'in ödemeyi usulen kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, somut olayın özelliğine göre davalı ...'in babası olan diğer davalı ...'in 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesindeki korumadan yararlanamayacağı, taşınmazların gerçek değerleri ile tapuda gösterilen satış bedelleri arasında fahiş fark bulunduğu, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olup hükme dayanak yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, dava değerinin taşınmazların tamamı değil, dava konusu edilen paylar göz önünde bulundurulmak sureti ile hesaplandığı saptanarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olduğu, hakkındaki dava pasif husumet yokluğundan reddedilen vekil davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde; savunmlarını yinelemiş, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile dosyaya sundukları uzman görüşündeki beyan ve tespitler arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, davalının satış bedelini yöredeki örfi adetler gereğince elden teslim ettiğini, bu bedelin ödenmesine ilişkin tek delil olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davalı tarafından tüm süreçler hakkında davacının bilgilendirildiğini, birleştirilen Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/695 Esas sayılı dosyası hakkında red kararı verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davacının satıştan sonra ekonomik durumunda herhangi bir iyileşme olmadığı değerlendirmesinde bulunmasına rağmen dosya içerisinde bu durumu ispatlar herhangi bir kolluk araştırması veya bu anlama gelebilecek herhangi bir delil bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava değeri hesabının ve dava değerine bağlı olarak yapılan tüm hesaplamaların da (harç ve yargılama giderlerinin) hatalı olduğunu, davalı ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'nin .... Noterliğinin 06.05.2008 tarihli, 9071 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile emekli maaşı ile ilgili bir takım işlemlerin yapılması için 9072 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile intikal ve taşınmaz satış işlemleri için davalı ...'i vekil tayin ettiği, vekil ...'in 16.07.2008 tarihinde davaya konu ... köyü, 164, 181, 277, 391, 392, 494, 495, 583, 584, 805, 810, 851, 899, 900, 912, 1043 ve 1150; ... köyü 25, 26, 28, 1205, 895, 897, 928, 852, 857, 1103, 1117, 1186, 1188, 1028, 1411, 1429, 1443, 1479, 1481, 1530, 669, 1687, 1648, 1733, 1764, 1647, 1326, 403, 405, 1644 ve 805 parsel sayılı taşınmazların davacı adına intikal yoluyla tescilini sağladıktan sonra davacının taşınmazlardaki paylarını 25.07.2008 tarihinde babası olan diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, davacının 14.05.2012 tarihli azilname ile davalı ...'i vekillik görevinden azlettiği anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan, her ne kadar vekil olan davalı ... tapu kayıt maliki değil ise de haksız eylemi diğer davalı kayıt maliki ... ile birlikte gerçekleştiren kişi olduğundan davanın kabulü halinde davalıların yargılama gideri ve harç gibi hükmün fer'ilerinden müteselsilen sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi doğru değil ise de, davalı ...'in bu yöne ilişkin temyiz itirazı bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 106.669,12 TL bakiye onama harcının davalılardan alınmasına,03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Henüz yorum yok.